Kadikoy.NET Logo

KADIKOY.NET - KADIKÖY WEB PORTALI

kadıköy





SELİMİYE KIŞLASI

Yaklaşık 200 yıllık bir eserdir. III. Selim'in kurduğu “Nizam-ı Cedit” ordusunun talim ve barınma yeri olarak inşa edilmişti. İlk yapıldığında ahşaptı. II. Mahmut binayı yeniden taştan inşa ettirmiştir.Selimiye Kışlası'nın inşası 19. yüzyılda Kadıköy'ün gelişiminde de etkili olmuştur. Zarif ve yatay bir kütleye sahip olan dev Kışla'nın dört köşesinde yer alan kuleler, bu anıtsal görünümü daha da güçlendiriyor. Kışla 1850'lerdeki Kırım Savaşı yıllarında, yaralı askerlerin bakım ve tedavi merkezi olarak kullanıldı. “Lambalı Kadın” lakabıyla tanınan ve hemşirelik mesleğinin öncüsü Florance Nightingale'in (1820-1910), bu yaralı askerlerin bakımlarında büyük emekleri geçmiştir.

FLORANCE NİGHTİNGALE MÜZESİ

İstanbul 1. Ordu Komutanlığı Selimiye Kışlası binası içinde bulunan , Türkiye'nin ilk üç boyutlu panoramik anlatımlı müze çalışması olan Florance Nightingale Müzesi iki bölümdür. Birinci bölümde, milli mücadele ruhunu yansıtan oldukça anlamlı ve etkileyici rölyefler yer alırken, ikinci bölümde ise F.Nightingale'in titizlikle korunmuş odası vardır. Müzenin rölyeflerle ilgili bölümünün çalışmasına 1999 yılının Aralık ayında başlanmış, 30 Ağustos 2000 tarihinde bitirilmiştir. Müzeye önceden alınacak randevuyla ziyaretçi kabul edilmektedir.

MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Fransız mimar A. Vallaury tarafından yapıldı. Yer yer “art-nouveau” (yeni sanat) süsleme ve tasarım biçimleri de görülür. Soğan başı üslubundaki kule kubbeleri, bazı duvar silmeleri, oldukça ağır basan Osmanlı mimari elemanları, dev yapıya eklektik bir hava veriyor. Selimiye Kışlası gibi ortası açık avlu şeklindedir ve dört bir yanını dolaşan uzun koridorlar boyunca, irili ufaklı birçok salon yer alır yapıda. 1894'te adı, “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” idi. Günümüzde, 1983'ten bu yana Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak işlevini sürdürmektedir. Eski Haydarpaşa Lisesi Binası olarak da kullanılmıştır.

HAYDARPAŞA NUMUNE HASTANESİ

MÜ Tıp Fakültesinin karşısındaki bina, II. Abdülhamit devrinden kalmadır. 1840'larda, Abdülmecit devrinde yaptırılmış olduğunu ifade eden kaynaklar vardır.

HAYDARPAŞA GARI : İSTANBUL'UN ANADOLUYA AÇILAN KAPISI

Denize temel kazıkları çakılarak inşa edilmiştir. Koca bina 1100 adet kazığın üzerine oturur. Helmut Cuno ve Otto Richter adlı iki Alman mimarın 20. yüzyıl başlarında, 1906-1908 yılları arasındaki ortak çalışmalarıyla meydana getirilen şimdiki anıtsal gar yapısı, edebiyatımızda ve sinemada da sık sık konu edilir. Eklektik bir yapı özelliği taşır, ama Alman Rönesansı üslubu daha ağır basar. Beş katlıdır. Gar binasının ünlü saatini yüzyıl başlarında Mustafa Şem-i Pek yapmıştır.

HAYDARPAŞA İSKELE BİNASI

Garın önündeki geniş alanın kıyısında bulunan bu küçük ve şirin iskele binası, “birinci ulusal mimarlık” karakteri taşır. 1915 yılında Vedat Tek tarafından yapılmıştır.

LADİKLİ ÇUHADOROĞLU AHMET AĞA ÇEŞMESİ (SERVİLİ ÇEŞME)

Ahşap bir konak önündeki çeşmedir. 1793'ten kalmıştır. Kadıköy Rıhtım Caddesi'nden İbrahimağa Mahallesi'ne sapan yolun sağ köşesindedir. III.Selim'in çuhadarlarından Ladikli Ahmet Ağa yaptırmıştır.

Rasimpaşa Camisi: II.Abdülhamit'in Bahriye Nazırlarından Rasim Paşa yaptırmıştır (1920). Rasimpaşa Mahallesi'ndedir.

YEL DEĞİRMENİ MESCİDİ

Abdülkerim Efendi adında biri tarafından yaptırılmıştır.

AZİZİYE HAMAMI

Sultan Abdülaziz devrinde yapılmıştır. 1860'lı yıllardan kalma yapının detaylarında, dönemin mimari üslup karakterleri yer yer sezilebiliyor.

YELDEĞİRMENİ'NDEKİ RUM-ORTODOKS KİLİSESİ

Yeldeğirmeni Karakolu'nun yanındadır. 1895'te Rum okulu olarak yapılmış, 1927 yılında kiliseye dönüştürülmüştür.

MUSEVİ SİNAGOGU (HAVRA)

Rasimpaşa Mahallesi- İzzettin Sokak'ta. 1899'da yapılmıştır.

İBRAHİMAĞA CAMİSİ

Eskiden İbahim Ağa Çayırı'nın olduğu yerde yapılmıştır. 1580 tarihlidir. Tam merkezdeki hipermarketten Karacaahmet'e çıkan yolun solunda, cadde üzerindedir.

AYRILIK ÇEŞMESİ

İbrahim Ağa Camisi, İstanbul'un Anadolu'ya açılan son noktasında bulunduğu için burada bir de “Ayrılık Çeşmesi” yapılmıştır. Bu klasik stilde ve oldukça sade çeşme yapısının bir kısmı toprağa gömülüdür. 18. yüzyıldan kalma, 1741 tarihlidir.

BABA- OĞUL ÇEŞMESİ

Acıbadem, Esatpaşa Sokağı'nda, 1841 yılında, Abdülhamit'in Kızlarağası Tayfur Ağa ve oğulları ile birlikte yaptırılmıştır.

NİŞANTAŞI

Acıbadem- Askeri Göğüs Hastalıkları Hastanesinin kuzeyinde bir dikili taştır. II.Mahmut buraya atış eğitimi yapmak için gelir, sütunun üstündeki taşa nişan alıp atış yaparmış. 1813 yılında yaptığı nişan eğitiminin anısı olarak bu sütun Nişantaşı adıyla dikilmiştir.

FAİKPAŞA CAMİSİ

Acıbadem'dedir. II.Abdülhamit'in paşalarından Faik Paşa 1882 yılında yaptırmıştır.

KÖFTÜNCÜ MEHMET AĞA ÇEŞMESİ

1844 yılında Acıbadem dolayında Köftüncü Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır.

SU TERAZİSİ

Acıbadem-Yıldızbakkal-Dörtyol arasında, yolun doğu bitişiğinde, iki evin arasındadır. Halk buna Su Terazisi der. Halkedonlular zamanında Koşuyolu-Kuşdili arasındaki surların bir burcudur. Halkedon'un surları; Bizans İmp. Valens tarafından söktürülüp; Bozdoğon Kemeri'nin yapımında kullanılmıştır.

FİKİRTEPE HÖYÜĞÜ

Sadece Türkiye'nin değil, belki de dünyanın en eski yerleşim alanlarından olan Fikirtepe Höyüğü'nde, zamanımızdan yaklaşık sekiz, dokuz bin yıl önceye tarihlenen bulgular gün yüzüne çıkarılmıştır. Bunlar Arkeoloji Müze'sinde sergilenmektedir.

HASANPAŞA CAMİSİ

1901 yılında, II. Abdülhamit döneminde, Hasan Hüsnü Paşa'nın yaptırdığı camidir. İstanbul'daki en zarif minarelerden biri bu camidedir.

IV. MURAT ÇEŞMESİ

Hasanpaşa'da İETT garajlarının önünde IV. Murat'ın yaptırdığı bir çeşmedir.

MAHMUT AĞA ÇEŞMESİ

Kurbağalıdere'nin kuzeyinde gazhane taraflarındaki 1622 yılından kalan tek yüzlü duvar çeşmesidir.

KADIKÖY MEYDANI'NDAKİ ESKİ İSKELE BİNASI

1920'li yıllarda yapılmıştır. İstanbul'un birçok iskelesinde gördüğümüz mimari üsluptadır. Genelde iki katlı, sivri kemer pencereli ve yer yer çini bezemelidir.

KADIKÖY ŞEHREMANETİ DAİRESİ

1910'lu yıllardan kalmadır. 20. yüzyıl başlarında gelişen “ulusal mimari akım” üslubu çerçevesinde, o yıllarda yapılan eserlerde görülen karakteristik yapıya rastlanır. Klasik Osmanlı mimarisine ait, özgün mimari ayrıntılardır bunlar.

KONSERVATUVAR BİNASI VE HALDUN TANER TİYATRO SAHNESİ

Yine “birincil ulusal mimarlık” üslubundaki vişne çürüğü renkli yapı, iskelenin tam önünde, kıyıdadır. 1927'de İtalyan mimar Ferrari yapmıştır.

SULTAN III. MUSTAFA CAMİSİ

İskele Meydanı'ndan çarşıya açılan yolun kıyısında 18. yüzyıldan kalan tek minareli camidir. 1760 yılında yapılmıştır.

EUFEMİA KİLİSESİ

Çarşı içindeki küçük meydanda köşededir. Şimdiki yapı 1830'lu yıllardan, II. Mahmut döneminden kalmadır.İçinde Aya Paraskevi Ayazması vardır.

ERMENİ SURP TAKAVOR KİLİSESİ

Diğer kilisenin çok yakınındadır. İlk yapı 17. yüzyılda inşa edildi. 19. yüzyılda yenilendi.

KATOLİK İTALYAN KİLİSESİ

Kitapçıların olduğu sokakta 19. yüzyıldan kalma bir kilisedir.

MÜHÜRDAR AYAZMASI

Mühürdar Ahmet Efendi onarmış, bağlarının çeşmesi haline getirmiştir. Mühürdar'dadır.

KETHÜDA CAMİSİ

Kadıköy'ün en eski camisi olarak düşünülen Kethüda Camisi 1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Beyazıt Kethüdası Mustafa Ağa tarafından yaptırılmıştır.

CAFER AĞA CAMİSİ

III.Sultan Mustafa zamanında Kızlarağası olan Cafer Ağa tarafından 1760-1773 yılları arasında yapılmıştır. Çarşının doğusundadır.

OSMAN AĞA CAMİSİ

1612'de yapılmıştır. Kırma çatılı, tek minareli bir eser. Girişin sağındaki çeşme 1620 tarihlidir. Sultan I.Ahmet devrinin eseridir.

ÇARŞI HAMAMI

Darüssade Ağası Osman Ağa 1612'de camiyi yaptırdığı zaman, yanına bir de hamamı inşa ettirmişti. Günümüzde bu hamam hala işletilmektedir.

SÜRMELİ ALİPAŞA 1.ÇEŞMESİ

1686'da yapılmıştır. Eufemia Kilisesi'nin duvarına bitişiktir.

SÜRMELİ ALİPAŞA 2.ÇEŞMESİ

1726 yılında, Kadıköy Osmanağa Camisi'nin yanında, hamamın bitişiğinde Sürmeli Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır.

MISIRLI OSMANAĞA ÇEŞMESİ

1611 yılında, Kadıköy- Altıyol'a çıkan yolun kuzeyindedir. Mısırlı Osman Ağa tarafından yapılmıştır.

HÜSEYİNAĞA ÇEŞMESİ

Serasker sokağında olan bu çeşmeyi Kulkethüdası Hüseyin Ağa 1766'da yaptırmıştır.

BOĞA HEYKELİ (HOUİLLAV DIR ISIDORE BONHEVR- PARİS 1864)

Heykelin taban kenarında yazılı olan bu yazı heykelin 1864'te Paris'te yapıldığını gösterir. Heykeltraş İzidor Bonhevr yapmıştır.Almanlar, Fransızları yenince heykel Almanya'ya getirilmiş. 1. Dünya Savaşı sonlarında Alman Kralı II. Wilhelm tarafından 1917 yılında Enver Paşa'ya güç simgesi olarak armağan edilmiştir. Birçok yer değiştirdikten sonra 1969'da Kadıköy'e getirilmiştir.

SÜREYYA OPERASI

İstanbulluların ve özellikle Kadıköylülerin belleğinde yıllardır Süreyya Sineması olarak yer tutan, Kadıköy'ün en güzel tarihi binalarından olan Süreyya Binası'nın yapımına 1924 yılında Süreyya İlmen (Paşa) tarafından başlandı.  Süreyya Binası'nı yaptırma fikri Sürreya Paşa'nın İstanbul'un işgal yıllarında hükümetin okulların kira bedellerini ödeyememesi üzerine kapanması ve Süreyya Paşa'nın okul yaptırma derneği üyeleriyle bu okullara destek amacıyla bir gece düzenlemek istemesiyle doğdu. Dernek üyeleri, okullar yararına gece gösterisi düzenlemek için salon ararlarken günümüzde Hale Sineması olarak bilinen o dönemde Kadıköy Rum Kilisesi'nin malı olan Apollan Tiyatrosu'nu kiralamak isterler. Ancak Tiyatro yöneticilerinin çirkin davranışları ile karşılanıp üzülürler. Bu ülkede yaşayıp Rumların tiyatrosuna ihtiyaç duymaktan adeta onurları zedelenir. Bunun üzerin Süreyya Paşa, Kadıköy'e çağdaş büyük bir tiyatro ve opera binası kazandırmayı kendisine milli bir görev edinir.  Kadıköy'de şehrin kültür hayatını çağdaşlaştırmak ve zenginleştirmek için müzik ve sahne sanatlarına uygun bir bina yapmaya karar veren Süreyya Paşa, yapımına giriştiği binayla ilgili anılarında, binayı yaparken sinema, tiyatro ihtiyacını karşılamakla beraber, Kadıköy'e bir şeref vermeyi de düşündüğünü belirtir. Paşa, inşaatı 3 yıl süren ve 6 Mart 1927 yılında bitirilen binayı yaptırırken, konser, konferans, dans, balo, çay, nişan-düğün gibi sosyal ihtiyaçları da karşılaya bilecek bir bina tasarlar. Binanın estetik olması ve tüm tiyatro opera ihtiyaçlarını karşılaması için Avrupa ülkelerinde bulunan ünlü tiyatro opera binalarını gezen Süreyya İlmen Paşa, Süreyya'nın fuayesi'ni Paris'in Şanzelize (Champs Elysee) tiyatrosunun fuayesi ile aynı yapmıştır. İç bölümlerde ise Alman tiyatrolarını örnek almıştır. Opera temsillerine uygun bir bina yapmayı amaçlasa da sahne bölümü yapılamadığı, gerekli teknik donanım, kulis, sanatçı odaları ve benzer mekanlar tamamlanamadığı hatta opera oynayacak yetişkin sanatçı olmadığı için hep sinema olarak kullanılan binada hiç opera sahnelenemedi. Bu nedenle Süreyya Operası ve Tiyatrosu, hep şehrin yaşamına “sinema” olarak yerleşti. Hatta  Süreyya İlmen Paşa'nın  burada gösteriler yapması için kurduğu Süreyya Opereti Topluluğu'nun temsilleri de binanın  kulis odaları ve diğer teknik problemleri nedeniyle Beyoğlu'ndaki Fransız Tiyatrosu ile Kadıköy'deki Apollon Tiyatrolarında yapıldı.  Zaman zaman çeşitli tiyatro gruplarının sahne aldığı binada hiç “ Opera” sahnelenemedi.Süreyya Binası o dönemin koşullarında Kadıköy'deki müstesna bir mimari eser olarak şehir hayatına katıldı. Böylece Süreyya Paşa'nın opera amacı kısmen gerçekleşti ama Kadıköy'e bu muhteşem bina kazandırıldığı halde, hiçbir opera eseri izlenemedi. O zamanki adıyla Süreyya Paşa Tiyatro ve Sineması, yapısal olarak iki ana üniteden oluşuyordu. Asıl büyük bölüm, seyir salonu, yarım kalmış sahne ve girişteki altlı üstlü fuayeden oluşan ve tiyatro fonksiyonlarının cevaplayan mekanlardır. Fuayelerden iki taraflı merdivenlerle çıkılan binanın ön cephesini üst kısmını boydan boya kaplayan büyük toplantı salonu ise binanın ikinci ünitesini oluşturan mekandır. Binanın bütünü, devrinin Avrupa'daki mimarlık dekorasyon anlayışını yansıtır. Cephesi ve iç mekanlar figürlü rölyeflerle, tavanlar ise freskler ve yaldızlı kartonpiyerlerle bezenmiştir.1927 yılından 1950 yılına kadar sinema olarak kullanılan bina, Kadıköylülerin hayatına çok renk kattı. Bina, Tiyatro topluluklarının gösterileri, renkli balolar ile her zaman gündemde kaldı. Süreyya Operası Binası,  1950 yılında Süreyya İlmen Paşa'nın ölümüyle kültür hizmetlerinde kullanılmak şartıyla Darüşşafaka Cemiyeti'ne verildi.  Cemiyetin kira geliri amacıyla binayı çeşitli ticari işletmelere kiralamasıyla balo salonu ve toplantı salonunda yer alan freskler büyük zarar görmüş, bir zamanlar Cumhuriyet Balolarının, danslı eğlence gecelerinin yapıldığı Balo Salonu da trikotaj atölyesine çevrilmişti. Süreyya Operası'nın hüzünlü yalnızlığından kurtuluşuna giden süreç, İzmir'deki Elhamra Sineması'nı İzmir Operası'na dönüştülmesinde önemli rol oynayan Dr. Murat Katoğlu ve mimar Ersen Gürsel'in  Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'ü ziyaret etmeleri ile başladı. Adeta işlenmeyi bekleyen bir mücevher olan Süreyya Binası'nın yeniden kültür sanat hayatına kazandırılması projesini benimseyen Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk  binayı  Darüşşafaka Cemiyeti'nden  49 yıllığına Kadıköy Belediyesi adına kiraladı. 2005 yılına kadar sinema olarak kullanılan bina,  bir yıl süren titiz bir çalışma sonunda Süreyya Paşa'nın amacına, ideallerine ve hatırasına uygun biçimde Opera Binası olarak adeta yeniden şantiyeye dönüştürüldü. Önce mekanik ve statik konular ele alındı. Deprem ve yangına karşı takviye ve önlemler gerçekleştirildi. Opera temsilleri için gerekli olan Süreyya İlmen Paşa'nın da dile getirdiği mekanlar düzenlendi, orkestra çukuru genişletildi. Sahne donanımı, aydınlatma, ışık sistemi ve ses düzeni yapıldı. Bütün dekoratif unsurlar elden geçirildi, temizlendi. Tavan freskleri, duvarlardaki pano resimler uzmanlar tarafından titizlikle ve usulünce onarıldı. Bütün bina onarılıp elden geçirildi. Yapının cephesinde ve sahne portal çerçevesinde yer alan Türk heykeltras İhsan Özsoy'a ait kabartma heykeller olduğu gibi korunarak temizlendi. Koltuklar, halılar ve avizeler özel olarak yeniden tasarlanıp yapıldı. Bina mimar Cafer Bozkurt tarafından hazırlanan röleve  ve restorasyon projesine göre onarılıp yenilendi. Binanın mevcut olan bütün yapısal unsurları korunmuş sadece sağlıklaştırmayla yetinilmiştir. Tahrip olmuş dekoratif parçalar, tesbit edilen örneklerine göre tamamlanmıştır. İç ve dış cepheler aynen korunmuş, Süreyya Paşa'nın yaptıramadığını belirttiği sahne sanatları icrasi için zorunlu bölümler olan kulis, sanatçı odaları, teknik odalar binanın aslını  bozmadan zemin altına yerleştirilmiştir. 565 Seyirci kapasiteli salonda  bulunmayan havalandırma sistemi de Eski esere zarar vermeden kurulmuştur. Ünlü şairimiz Nazım Hikmet'in babası Hikmet Nazım'ın da bir süre müdürlük yaptığı, Gülriz Suriri'nin  annesi Süreyya Operet Topluluğu'nun primadonnası Suzan Lütfullah başta olmak üzere bir çok sanatçının sahneye çıktığı Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası sadece Kadıköy'ün değil tüm İstanbul'un yeni Opera Binası olarak hizmet verecek. İstanbul Devlet Opera ve Balesi, haftanın 3 günü Süreyya Operası'nda konserler verecek. Diğer opera toplulukları da Süreyya Operası'nda sahne alabilecekler.Kadıköy Belediyesi Filormania Orkestrası da konserlerini Süreyya Operası'nda verecek. Ayrıca 500 kişilik balo salonunda da Cumhuriyet  baloları ve çeşitli sergiler de  yapılabilecek.Süreyya Operası'nın yeniden sanat hayatına kazandırmaktan büyük bir onur duyduğunu kaydeden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, “Belediyecilik hayatımda beni en çok heyecanlandıran proje Süreyya'dır” dedi. Üç dönemdir Kadıköy Belediye Başkanlığı görevini sürdüren ve bir çok önemli hizmeti Kadıköylülerle buluşturan Başkan Öztürk Süreyya Operası ile ilgili duygularını şöyle dile getirdi;“Süreyya Paşa'nın Kadıköy'e bir opera kazandırma hayalini 80 yıl sonra gerçekleştirmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Süreyya Operası Binası'nın belediyemize devrinden itibaren her inşaat ve yeniden doğuş aşamasını büyük  heyecanla takip ettim.  Süreyya İlmen Paşa'yı saygıyla anıyoruz. Burası sadece Kadıköy'ün değil, İstanbul'un kazandığı bir sanat eseri olacak. Perdelerin kapandığı, tiyatro sahnelerinin yıkıldığı bir dönemde opera sahnesi açmanın büyük bir önem taşıdığına inanıyorum. 15 Yıllık belediye başkanlığı görevim sırasında bir çok proje yaptık ama beni en çok heyecanlandıran, en büyük zevki ve keyfi veren eser Süreyya Operası'nın yeniden hem İstanbul'a hem de Kadıköy'e kazandırılması oldu. İnanıyorum ki, Süreyya Operası, daha uzun yıllar ayakta kalacak, nesilden nesile geçecektir. Bu muhteşem tarihi eserin  geleceğe taşınmasına katkıda bulunmaktan onur duyuyorum.  Emeği geçen herkese teşekkür ederim.”

SÜREYYA İLMEN PAŞA KİMDİR?

1874-1955 yılları arasında yaşadı. Babası Abdülhamit döneminin ünlü seraskeri Ali Rıza Paşa'dır. Harp Akademisini bitirdi. 1911 de Osmanlı Ordusu'nda havacılığı kurdu. Balkan Harbi sırasında Tümgeneral, 1900 yılında paşa olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Erzincan da 31.Tümen Komutanıyken görevinden istifa ederek iş hayatına atıldı. Dokuma fabrikası kurdu. Spor ve önemli hayır işleriyle uğraştı. Kadıköy de Süreyya Sineması ve Süreyya Opereti'ni kurup işletti. Maltepe'deki Süreyyapaşa Sanatoryumu'nu, Süreyya Paşa Plajı'nı yaptırdı. Kadıköy'e ve Üsküdar'a tramvay hatlarının yapılmasını sağladı. Kayışdağı sularının Kadıköy'e getirilmesini, Kadıköy'e kanalizasyon sisteminin kurulmasını, Yoğurtçu Parkı'nın, Moda merdivenlerinin Kadıköy'e kazandırılmasını gerçekleştirdi. Çeşitli derneklerin kurulmasında ön ayak oldu ve başkanlığını üstlendi. Çağdaş kentleşmeye yönelik bir çok proje üretip, gönüllü olarak çalıştı. 1927'de İstanbul'dan milletvekili seçildi. 1930 Yılında Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer aldı. Türkiye'de Tayyarecilik ve Balonculuk tarihi adlı bir eseri vardır.

SURP LEVON KİLİSESİ

Ermeni Katolik Kilisesi'dir. 1911'de yapılmıştır.

KÖÇEOĞLU HAMAMI KEMERİ

Sinemanın ilerisinde, aynı yol üzerinde, tuğladan kocaman bir kemerdir. Eski bir hamamın günümüze kalan izleridir. II. Abdülmecit tarafından yapılmıştır.

İNGİLİZ KİLİSESİ

1860'ta yapılan bu kilise Anglikan mezhebinde olan Hristiyanlar içindir. Küçük Moda'dadır.

AYA TRİAS KİLİSESİ

Moda'da Hacı Şükrü Sokağı'ndaki Rum Ortodoks kilisesidir.

PRESBİTERYEN KİLİSESİ

1911'de yapılmıştır.

MODA CAMİSİ (GÜLBAHÇESİ CAMİSİ)

Bir zamanlar bahçesinde çeşitli cins güller yetiştiği için “Gülbahçesi Camisi” denmiştir. 1952'de yapılmıştır.

FRANSIZ ST. JOSEPH OKULU

Kalamış körfezine inen yokuş üzerinde ve sonundadır.

YOĞURTÇU PARK ÇEŞMESİ

Buradaki yoğurtçular tarafından 1810'da yapılmıştır.

KADIKÖY KIZ LİSESİ

Eski bina Muhtar Paşa'nın konağıydı.

RIZAPAŞA ÇEŞMESİ

1861 yılında, Tophane Müşiri Rıza Paşa tarafından yaptırıldı. Moda, Rızapaşa Sokak'tadır.

MODA AYAZMASI

Moda Burnu'nda, iskele kayıkhanesindedir.

MODA VAPUR İSKELESİ

“Birinci ulusal mimarlık” üslubunun öncülerinden Vedat Tek'in eseridir.

HALİTAĞA ÇEŞMESİ

III.Selim zamanda yapılmıştır. Halitağa Caddesi'nin başındadır.

KAYIŞDAĞI ÇEŞMESİ

Halitağa Caddesi'ndedir. Günümüzde de suyundan faydalanılmaktadır.

SALI PAZARI

Bu pazar Salı günleri kurulur. Sadece Kadıköy'ün değil, belki de Türkiye'nin en ünlü açık semt pazarlarından biridir. Sadece Kadıköy'den ve İstanbul'un diğer semtlerinden değil, yakın çevredeki başka illerden bile bu pazara gelenler olur.

HAMAM BİNASI

Salı Pazarı'nın arkasındaki tren yolunun dibinde, Söğütlüçeşme köprüsünün bitişiğinde bugün de eskimiş kubbesini görebildiğimiz hamam binasını, 1875 yılında Abdi Bey adındaki zat yaptırmıştı.

TRAMVAY MÜZESİ

Kurbağalıdere köprüsünün hemen yanıbaşında, itfaiyenin kullandığı “Tramvay Müzesi” yer alır. Anılarla dolu ulaşım araçları, bu müzededir.

PAPAZIN BAĞI

Pazarın karşısında, semt halkınca kutsal kabul edilen bir hazire yeri bulunur. Geçen yüzyıl sonundan, bazı şeyhler, Mevlevi müzisyen ve yazarlar yatar bu küçük hazirede. Bugün Fenerbahçe Stadyumu'nun bulunduğu alan ve çevresi “Papazın Bağlığı” olarak bilinirdi.

ZÜHTÜ PAŞA CAMİSİ

Kızıltoprak'taki en eski camidir. 2.Abdülhamit devrinin maarif ve bayındırlık bakanı Zühtü Paşa'nın kendi adına yaptırdığı ana cadde üzerindeki açık pembe renkli, tek minareli ve kubbeli camidir. 1883 tarihli cami, eklektik özellikler taşır.

RAHİPLER MANASTIRI

Fenerbahçe- Dalyan yolundadır.

AYA HRİSOSTOMOS KİLİSESİ

Marina önünde, sahile yakın küçük bir Ortodoks Rum kilisesidir.

ÇAN KULESİ

Hrisostomos Kilisesi'nin girişinin önündeki madeni ayaklı Çan Kulesi 1947'de yapılmıştır.

FENERBAHÇE PARKI

Parka dönüştürülen Fener Bahçesi (gerçek adı budur) burnunda, Osmanlı döneminden miras, küçük sarayın duvar bakiyeleriyle bir duvar kalıntısı kafelerin bulunduğu bahçenin içindedir.

FENERBAHÇE MARİNASI

Seksenli yıllarda açılan dev boyuttaki marinada yüzlerce tekne vardır.

FENER KULESİ

Bizans Kralı I.Jüstinyen 561-563 yılları arasında yaptırmıştır. II. Mahmut Fener'i daha elverişli hale getirmiş, Cumhuriyet'ten sonra da bugünkü halini almıştır.

TUĞLACIBAŞI CAMİSİ

Fenerbahçe semtindeki ünlü bir eser de, istasyona yakın, Tuğlacıbaşı Camisi'dir. Tuğlacıbaşı Mustafa Efendi 1890 yılında yaptırmıştır. Mimar Vasfi Egeli'nin eseridir. Şişli Meydanı'ndaki ünlü camiyi de o inşa ettirmiştir.

MERDİVENKÖY KALINTILARI

Bu bölgede yapılan kazılarda tarihi eser olarak bazı Bizans kalıntılarına rastlanmıştır. Bu bölge, bu tür eski yapı kalıntıları içerdiğinden buralarda araştırmalar yapılıyor.

MERDİVENKÖY CAMİSİ (MİHRİMAH CAMİSİ)

Kurucusu Mihrimah Sultan'dır.

ŞAH KULU TEKKESİ

Merdivenköy'dedir. Kuruluşu II. Osmanlı Padişahı Orhan dönemine değin gider. İstanbul'daki en büyük Alevi-Bektaşi dergahlarından biridir.

GÖZTEPE CAMİSİ

İstasyonun yanındadır. Tütüncü Halis Efendi Camisi de denir. 1902'de yapılmıştır.

SELAMİ ÇEŞMESİ

Selami Şeyhi Ali Efendi'nin yaptırdığı sanılıyor. III. Selim ve II. Mahmut zamanında iki onarım görmüştür.

ŞUCAĞBAĞ MESCİDİ

Selami Şeyhi Ali Efendi tarafından yaptırılmıştır.

GALİPPAŞA CAMİSİ

Bağdat Caddesi üzerindeki bu cami eklektik yapılıdır. 1897'de II. Abdülhamit zamanında valilik yapan Galip Paşa yaptırmıştır.

ERENKÖY CAMİSİ

İstasyon yakınındadır. II. Abdülhamit'in ticaret nazırlarından Mustafa Zihni Paşa 1883 yılında yaptırmıştır.

ERENKÖY SİNAGOGU

Ömer Paşa Caddesi'nde, demiryolu doğrultusundadır.

SAHRAYICEDİT CAMİSİ

Erenköy'ün kuzeyinde, iç kısımda kalan bu cami,geçen yüzyıldan kalma kubbeli bir eserdir.

ERENKÖY KIZ LİSESİ

Eski belediye başkanlarından Rıdvan Paşa'nın oturduğu konaktı.

KAZASKER CAMİSİ

Erenköy'ün kuzeyindedir. 1902'de Kazasker Süleyman Sırrı Efendi yaptırmıştır.

KOZYATAĞI CAMİSİ

Şeyh Süleyman Halim Efendi tarafından 1895'te yaptırıldı.

İÇERENKÖY CAMİSİ (MEHMET ÇAVUŞ CAMİSİ)

İçerenköy'de bulunan bu cami ilk defa 1665'te yapılmış, 1924'te yeniden yapılmıştır.

SUADİYE CAMİSİ

İstasyon civarındadır. II. Abdülhamit'in maliye nazırı Reşat Paşa, kızı Suat Hanım adına 1906'da yaptırmıştır.

ÇATALÇEŞME

Çatalçeşme semtinde, Bağdat Caddesi üzerinde, bir kısmı toprağa gömülü eski bir Osmanlı çesmesidir. Bu çeşmenin çift yerinde su akıtma lüleleri olduğu için, esere bu ad takılmıştır. 16. yüzyıl eseridir.

TAŞ KÖPRÜ

Bostancı'yı Maltepe'den ayıran derenin üzerindeki küçük taş köprünün Mimar Sinan'ın yaptırdığı söyleniyor, ama yapının tarihini bazı eserler 1524 olarak veriyorlar.

Kaynak :

Kadıköy Kaymakamlığı (Zehra KARDEŞ, F.B.Lisesi, T.Dili ve Edb.Öğrt.)

 




© 2004-2013 Root Computer. Her hakkı saklıdır. Hakkımızda | Kullanım Sözleşmesi | Gizlilik ve Güvenlik Politikamız 0,028 sn. (5)