KADIKOY.NET Logo 21/11/2008 (Cm)

Kadıköy İnternet Portalı

Reklam Alınacaktır.
İrtibat

Reklam Alınacaktır.
İrtibat
Reklam Alınacaktır.
İrtibat
Reklam Alınacaktır.
İrtibat
Reklam Alınacaktır.
İrtibat
Menemen, Karşıyaka




SÜREYYA OPERASI

İstanbulluların ve özellikle Kadıköylülerin belleğinde yıllardır Süreyya Sineması olarak yer tutan, Kadıköy'ün en güzel tarihi binalarından olan Süreyya Binası'nın yapımına 1924 yılında Süreyya İlmen (Paşa) tarafından başlandı.  Süreyya Binası'nı yaptırma fikri Sürreya Paşa'nın İstanbul'un işgal yıllarında hükümetin okulların kira bedellerini ödeyememesi üzerine kapanması ve Süreyya Paşa'nın okul yaptırma derneği üyeleriyle bu okullara destek amacıyla bir gece düzenlemek istemesiyle doğdu. Dernek üyeleri, okullar yararına gece gösterisi düzenlemek için salon ararlarken günümüzde Hale Sineması olarak bilinen o dönemde Kadıköy Rum Kilisesi'nin malı olan Apollan Tiyatrosu'nu kiralamak isterler. Ancak Tiyatro yöneticilerinin çirkin davranışları ile karşılanıp üzülürler. Bu ülkede yaşayıp Rumların tiyatrosuna ihtiyaç duymaktan adeta onurları zedelenir. Bunun üzerin Süreyya Paşa, Kadıköy'e çağdaş büyük bir tiyatro ve opera binası kazandırmayı kendisine milli bir görev edinir.  Kadıköy'de şehrin kültür hayatını çağdaşlaştırmak ve zenginleştirmek için müzik ve sahne sanatlarına uygun bir bina yapmaya karar veren Süreyya Paşa, yapımına giriştiği binayla ilgili anılarında, binayı yaparken sinema, tiyatro ihtiyacını karşılamakla beraber, Kadıköy'e bir şeref vermeyi de düşündüğünü belirtir. Paşa, inşaatı 3 yıl süren ve 6 Mart 1927 yılında bitirilen binayı yaptırırken, konser, konferans, dans, balo, çay, nişan-düğün gibi sosyal ihtiyaçları da karşılaya bilecek bir bina tasarlar. Binanın estetik olması ve tüm tiyatro opera ihtiyaçlarını karşılaması için Avrupa ülkelerinde bulunan ünlü tiyatro opera binalarını gezen Süreyya İlmen Paşa, Süreyya'nın fuayesi'ni Paris'in Şanzelize (Champs Elysee) tiyatrosunun fuayesi ile aynı yapmıştır. İç bölümlerde ise Alman tiyatrolarını örnek almıştır. Opera temsillerine uygun bir bina yapmayı amaçlasa da sahne bölümü yapılamadığı, gerekli teknik donanım, kulis, sanatçı odaları ve benzer mekanlar tamamlanamadığı hatta opera oynayacak yetişkin sanatçı olmadığı için hep sinema olarak kullanılan binada hiç opera sahnelenemedi. Bu nedenle Süreyya Operası ve Tiyatrosu, hep şehrin yaşamına “sinema” olarak yerleşti. Hatta  Süreyya İlmen Paşa'nın  burada gösteriler yapması için kurduğu Süreyya Opereti Topluluğu'nun temsilleri de binanın  kulis odaları ve diğer teknik problemleri nedeniyle Beyoğlu'ndaki Fransız Tiyatrosu ile Kadıköy'deki Apollon Tiyatrolarında yapıldı.  Zaman zaman çeşitli tiyatro gruplarının sahne aldığı binada hiç “ Opera” sahnelenemedi.Süreyya Binası o dönemin koşullarında Kadıköy'deki müstesna bir mimari eser olarak şehir hayatına katıldı. Böylece Süreyya Paşa'nın opera amacı kısmen gerçekleşti ama Kadıköy'e bu muhteşem bina kazandırıldığı halde, hiçbir opera eseri izlenemedi. O zamanki adıyla Süreyya Paşa Tiyatro ve Sineması, yapısal olarak iki ana üniteden oluşuyordu. Asıl büyük bölüm, seyir salonu, yarım kalmış sahne ve girişteki altlı üstlü fuayeden oluşan ve tiyatro fonksiyonlarının cevaplayan mekanlardır. Fuayelerden iki taraflı merdivenlerle çıkılan binanın ön cephesini üst kısmını boydan boya kaplayan büyük toplantı salonu ise binanın ikinci ünitesini oluşturan mekandır. Binanın bütünü, devrinin Avrupa'daki mimarlık dekorasyon anlayışını yansıtır. Cephesi ve iç mekanlar figürlü rölyeflerle, tavanlar ise freskler ve yaldızlı kartonpiyerlerle bezenmiştir.1927 yılından 1950 yılına kadar sinema olarak kullanılan bina, Kadıköylülerin hayatına çok renk kattı. Bina, Tiyatro topluluklarının gösterileri, renkli balolar ile her zaman gündemde kaldı. Süreyya Operası Binası,  1950 yılında Süreyya İlmen Paşa'nın ölümüyle kültür hizmetlerinde kullanılmak şartıyla Darüşşafaka Cemiyeti'ne verildi.  Cemiyetin kira geliri amacıyla binayı çeşitli ticari işletmelere kiralamasıyla balo salonu ve toplantı salonunda yer alan freskler büyük zarar görmüş, bir zamanlar Cumhuriyet Balolarının, danslı eğlence gecelerinin yapıldığı Balo Salonu da trikotaj atölyesine çevrilmişti. Süreyya Operası'nın hüzünlü yalnızlığından kurtuluşuna giden süreç, İzmir'deki Elhamra Sineması'nı İzmir Operası'na dönüştülmesinde önemli rol oynayan Dr. Murat Katoğlu ve mimar Ersen Gürsel'in  Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'ü ziyaret etmeleri ile başladı. Adeta işlenmeyi bekleyen bir mücevher olan Süreyya Binası'nın yeniden kültür sanat hayatına kazandırılması projesini benimseyen Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk  binayı  Darüşşafaka Cemiyeti'nden  49 yıllığına Kadıköy Belediyesi adına kiraladı. 2005 yılına kadar sinema olarak kullanılan bina,  bir yıl süren titiz bir çalışma sonunda Süreyya Paşa'nın amacına, ideallerine ve hatırasına uygun biçimde Opera Binası olarak adeta yeniden şantiyeye dönüştürüldü. Önce mekanik ve statik konular ele alındı. Deprem ve yangına karşı takviye ve önlemler gerçekleştirildi. Opera temsilleri için gerekli olan Süreyya İlmen Paşa'nın da dile getirdiği mekanlar düzenlendi, orkestra çukuru genişletildi. Sahne donanımı, aydınlatma, ışık sistemi ve ses düzeni yapıldı. Bütün dekoratif unsurlar elden geçirildi, temizlendi. Tavan freskleri, duvarlardaki pano resimler uzmanlar tarafından titizlikle ve usulünce onarıldı. Bütün bina onarılıp elden geçirildi. Yapının cephesinde ve sahne portal çerçevesinde yer alan Türk heykeltras İhsan Özsoy'a ait kabartma heykeller olduğu gibi korunarak temizlendi. Koltuklar, halılar ve avizeler özel olarak yeniden tasarlanıp yapıldı. Bina mimar Cafer Bozkurt tarafından hazırlanan röleve  ve restorasyon projesine göre onarılıp yenilendi. Binanın mevcut olan bütün yapısal unsurları korunmuş sadece sağlıklaştırmayla yetinilmiştir. Tahrip olmuş dekoratif parçalar, tesbit edilen örneklerine göre tamamlanmıştır. İç ve dış cepheler aynen korunmuş, Süreyya Paşa'nın yaptıramadığını belirttiği sahne sanatları icrasi için zorunlu bölümler olan kulis, sanatçı odaları, teknik odalar binanın aslını  bozmadan zemin altına yerleştirilmiştir. 565 Seyirci kapasiteli salonda  bulunmayan havalandırma sistemi de Eski esere zarar vermeden kurulmuştur. Ünlü şairimiz Nazım Hikmet'in babası Hikmet Nazım'ın da bir süre müdürlük yaptığı, Gülriz Suriri'nin  annesi Süreyya Operet Topluluğu'nun primadonnası Suzan Lütfullah başta olmak üzere bir çok sanatçının sahneye çıktığı Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası sadece Kadıköy'ün değil tüm İstanbul'un yeni Opera Binası olarak hizmet verecek. İstanbul Devlet Opera ve Balesi, haftanın 3 günü Süreyya Operası'nda konserler verecek. Diğer opera toplulukları da Süreyya Operası'nda sahne alabilecekler.Kadıköy Belediyesi Filormania Orkestrası da konserlerini Süreyya Operası'nda verecek. Ayrıca 500 kişilik balo salonunda da Cumhuriyet  baloları ve çeşitli sergiler de  yapılabilecek.Süreyya Operası'nın yeniden sanat hayatına kazandırmaktan büyük bir onur duyduğunu kaydeden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, “Belediyecilik hayatımda beni en çok heyecanlandıran proje Süreyya'dır” dedi. Üç dönemdir Kadıköy Belediye Başkanlığı görevini sürdüren ve bir çok önemli hizmeti Kadıköylülerle buluşturan Başkan Öztürk Süreyya Operası ile ilgili duygularını şöyle dile getirdi;“Süreyya Paşa'nın Kadıköy'e bir opera kazandırma hayalini 80 yıl sonra gerçekleştirmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Süreyya Operası Binası'nın belediyemize devrinden itibaren her inşaat ve yeniden doğuş aşamasını büyük  heyecanla takip ettim.  Süreyya İlmen Paşa'yı saygıyla anıyoruz. Burası sadece Kadıköy'ün değil, İstanbul'un kazandığı bir sanat eseri olacak. Perdelerin kapandığı, tiyatro sahnelerinin yıkıldığı bir dönemde opera sahnesi açmanın büyük bir önem taşıdığına inanıyorum. 15 Yıllık belediye başkanlığı görevim sırasında bir çok proje yaptık ama beni en çok heyecanlandıran, en büyük zevki ve keyfi veren eser Süreyya Operası'nın yeniden hem İstanbul'a hem de Kadıköy'e kazandırılması oldu. İnanıyorum ki, Süreyya Operası, daha uzun yıllar ayakta kalacak, nesilden nesile geçecektir. Bu muhteşem tarihi eserin  geleceğe taşınmasına katkıda bulunmaktan onur duyuyorum.  Emeği geçen herkese teşekkür ederim.”

SÜREYYA İLMEN PAŞA KİMDİR?

1874-1955 yılları arasında yaşadı. Babası Abdülhamit döneminin ünlü seraskeri Ali Rıza Paşa'dır. Harp Akademisini bitirdi. 1911 de Osmanlı Ordusu'nda havacılığı kurdu. Balkan Harbi sırasında Tümgeneral, 1900 yılında paşa olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Erzincan da 31.Tümen Komutanıyken görevinden istifa ederek iş hayatına atıldı. Dokuma fabrikası kurdu. Spor ve önemli hayır işleriyle uğraştı. Kadıköy de Süreyya Sineması ve Süreyya Opereti'ni kurup işletti. Maltepe'deki Süreyyapaşa Sanatoryumu'nu, Süreyya Paşa Plajı'nı yaptırdı. Kadıköy'e ve Üsküdar'a tramvay hatlarının yapılmasını sağladı. Kayışdağı sularının Kadıköy'e getirilmesini, Kadıköy'e kanalizasyon sisteminin kurulmasını, Yoğurtçu Parkı'nın, Moda merdivenlerinin Kadıköy'e kazandırılmasını gerçekleştirdi. Çeşitli derneklerin kurulmasında ön ayak oldu ve başkanlığını üstlendi. Çağdaş kentleşmeye yönelik bir çok proje üretip, gönüllü olarak çalıştı. 1927'de İstanbul'dan milletvekili seçildi. 1930 Yılında Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer aldı. Türkiye'de Tayyarecilik ve Balonculuk tarihi adlı bir eseri vardır.